Adınız, Soyadınızı alayım?

Adınız, Soyadınızı alayım?

İsminiz ve soyadınız sizi, karakterinizi ne kadar yansıtıyor?

Bugün kısa bir hikaye ile geçmişte başımdan geçen bir anıyı paylaşacaktım. Anım bir kişinin soyadı ile ilgili olduğundan yazımı yazmadan önce isim ve soyadları ile ilgili internette kısa bir araştırma yapma gerekliliği duydum. İnsanlar çocuklarına o veya bu sebeple değişik isimler verebiliyorlar. Kimisi dini nedenlerle, anlamını çok da iyi bilmediği halde kendince özgün bir isim belirleyebiliyor. Kimisi ise farklı olabilme çabasıyla çocuğuna bir ömür boyu taşıyacağı ve onda ciddi ağırlık yaratabilecek abuk-sabuk bir isim verebiliyor. Abuk-sabuk diyorum çünkü bir ömür boyu isminin anlamını o çocuğa soracaklar veya sürekli ismini ona tekrar ettirecekler. Belki aileler bu farklı olma zevkini bir şekilde tatmin ediyor ama o çocuk bir ömür boyu ciddi bir ağırlığın altında eziliyor. Şimdi bu tip isimlere onlarca örnek verebilirim ama - şaka bir yana - bu isimlere sahip yakın dostlarım da var, onları kırmak istemem. Siz isterseniz bu zorlama isimleri buradan bir kontrol edebilirsiniz.

İsim ve soyadı dendiğinde aklıma hemen Büyük Tarabya Oteli resepsiyonunda çalışırken yaşadığım bir anı gelir. Daha önce de anlatmıştım. İstanbul'da üniversite okurken bir yandan da çalışıyordum. Otelde çalıştığım süreçte başıma gelen anıları herhalde toplasam bir kitap olurdu.

Hiç unutmam bir Pazar günü sabahı o gün gelecek rezervasyonlu misafirlerin listesine göz atıyordum. Ve Bursa'dan gelecek bir misafirin uzunca olan soyadı bana garip gelmişti. Yanlış hatırlamıyorsam E. Sürmelihindi olabilir. Ben ismini KVKK gereği Esat olarak değiştireyim. Hak verirsiniz ki Sürmelihindi sıkça görülebilen bir soyadı değil. İsmi deskte rezervasyon kısmında görünce hemen sağımdaki ofiste çalışan ön kasiyer Mehmet Kartal abiye seslendim: "Kartal abi ! Bugün otele kim geliyor biliyor musun?" Geceden kalan çekleri ve ödemeleri raporuna yazmakla uğraşan Kartal abi cevapladı: "Kim geliyormuş?" Cevabı hemen patlattım: "Esat Sürmelihindi geliyormuş!". İkimiz de kahkahayı bastık. O ofiste olduğu için resepsiyon deskinde görünmüyor ama ben deskte olduğum için 5 yıldızlı otelin lobisinde oturan herkesin duyabileceği ve görebileceği bir konumdayım.

Kahkahamız sonrası lobide sabah sessizliği tekrar hakim oldu. Belki 30-40 saniye geçmedi yaşlı, iyi giyimli bir adam lobideki koltuğundan kalktı ve bana doğru yavaşça yürümeye başladı. Yüzünde biraz kızgınlık ve biraz hesap soran bir tavırla: "Ne oldu?... Çok mu komik? Ben Esat Sürmelihindi... Beğenemediniz mi adımı?" İşte o an yer yarılsa da yerin dibine girsem dediğim andı. Sabahın erken saatleri olduğu için kontrolsüz davranmış ve beni lobidekilerin rahatça duyabilecekleri bir sesle konuşmuştum. Kelimeler, harfler ağzımda düğümlendi, ter bastı. Ne diyeceğimi bilemedim. Yaşlı adam bana gereken dersi vermenin babacanlığıyla ve müşfik bir sesle: "Tamam, tamam ben Esat Bey değilim. Ama bu yaptığınız çok ayıp. İnsanların isimleriyle dalga geçilmez..." dedi ve lobideki koltuğuna geri döndü. Biz Kartal abiyle birbirimize bakakaldık. Yıl 1991 idi. Bu gün üzerinden otuzun üzerinde yıl geçti ama o dersi daha bir ömür boyu unutabileceğimi sanmıyorum.

Bu hatırayla beraber bugün bende "İnsanların isimleri karakterlerini ne derece yansıtır?" sorusu belirdi. Araştırmalarım sonucunda gördüm ki; isimler üzerinde ciddi araştırmalar var. Numerolojik açıdan inceleyenler, seçilen isimlerin tarihteki yerlerini araştıranlar var. Hatta harflerin gücüne göre kaderinizin belirlendiğini söyleyecek kadar ileriye gidebiliyorlar. İsim doğumdan itibaren bize bir anlam ve misyon yüklüyor sanki. Tanıştığım bazı yabancılara isminin anlamını sorduğumda çoğunlukla bilmiyorum cevabını alırdım. Onlar da İncilden, Tevrattan veya tarihten esinlenebiliyorlar ama bizim kadar bu konuda hassas değiller. En azından Avrupalı ve Amerikalılar arasında bizim kadar hassasını görmedim. Hatırladığım kadarıyla geçmişte Kızılderililer ve bazı Afrikalı kabileler isim konusunda seçici davranıyorlardı. Ama bizim gibi doğudaki toplumların - belki de duygularını ve mana alemindeki konumlarını daha fazla ön planda tuttuklarından dolayı mıdır bilmem - isim verme konusuna çok hassas baktıklarını görüyoruz. İsim ile ilgili hikayeler Türklerin Orta Asya günlerine kadar gidiyor.

Araştırmalara tekrar geri dönersek; uzmanlara göre bir çocuğa isim vermek, aslında ona dünyadaki ilk rotasını çizmektir. Ailelerin isim tercihleri; inançlarından yaşam standartlarına, aldıkları eğitimden içinde yetiştikleri coğrafyaya kadar devasa bir kültürel birikimin dışa vurumudur. Bazen doğulan mevsim, bazen bir aile büyüğüne duyulan minnet, bazen de o dönemin popüler akımları bu kararda etkili olur. Ancak isim vermek sadece geçmişi onurlandırmak değil, geleceğe de bir temenni bırakmaktır.

Psikolojik açıdan isimler, kişinin karakter inşasında görünmez birer rehber gibidir. Çocuk, isminin taşıdığı anlamı zamanla bir rol model olarak benimser. Örneğin, isminde "cesaret" veya "doğruluk" gibi güçlü anlamlar taşıyan bir birey, bu nitelikleri bilinçaltına yerleştirerek hayatı boyunca ismine uygun davranma eğilimi gösterir. Toplumun da kişiden "ismine layık" hareket etmesini beklemesi, bu özdeşleşme sürecini pekiştirir. Halk arasında sıkça duyduğumuz "ismiyle müsemma" tabiri, tam da bu durumun sosyolojik bir kanıtıdır.

Madalyonun diğer yüzünde ise dikkat edilmesi gereken bir risk vardır. Agresiflik barındıran veya kulağa hoş gelmeyen isimler, bireyin sosyal kabul görmesini zorlaştırabilir. Akranları tarafından alay konusu edilen veya ismi nedeniyle çevresinden negatif bir önyargı gören çocuklarda, bu durum özgüven zedelenmesine yol açabilir. Bu nedenle isim seçimi, sadece bir seslenişten ibaret değil; çocuğun ruhsal dünyasına atılan bir imza, onun toplum içindeki duruşunu belirleyen önemli bir semboldür.

Ben de hep isim ve soyadı telaffuzu konularında şikayetçi olmuşumdur. İsmimi telefonda veya sosyal hayatta karşımdakine tekrar etmekte sorun yaşıyorum. Allahtan süreç içinde Alper Tunga ismi yaygınlaştı da bir derece rahat yüzü gördüm. Geçmişte adımı söylediğimde Ayfer Tonga, Ayper Bey, Aktaş Bey telafuzlarına bu kulaklar çokça şahit olmuştur. Vodafon iki sene boyunca cep telefonu faturalarımı Alper Tonga diye göndermişti. Hiç unutmam; İzmir'de bir bowling salonunda sıra bana gelince "Alper TOOOOST!" diye bağıran görevliye çıkıştığımı bilirim. "Kardeşim Tost diye soyadı mı olur?" Aldığım cevap da yanlış değildi; "Abi biz burada neler gördük"...

Sözün kısası isim ve soyadı çok önemli... Bir ömür boyu insanın omzunda bir yük, bir sorumluluk diyebiliriz. Doğru seçilmeli, anlaşılır olmalı ve bir ömür boyu geçerli olacağı düşünülmeli. Yoksa isimden çok bir eziyete dönüşüyor veya ağıza daha kolay gelen bir takma ada dönüşebiliyor.

İsminizin ağırlığını çok fazla hissetmeyeceğiniz bir haftasonu dilerim.

Her hafta Cuma günü saat 19:00'da blog sayfamda buluşalım.
Bir sonraki Blog Yazım için kalan süre:

-178Gün -4Saat 00Dk -15Sn
Emoji Tepkileri
Blog yazıma emoji ile tepki verebilirsiniz
Blog Listem

Bu gönderiyi paylaş

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir