Avrupa’nın Futbol Arenaları – Allianz Arena

Avrupa’nın Futbol Arenaları – Allianz Arena

Efsane futbol mabedleri – 1

Bizler belki Gerd Müller’in gollerini ancak Youtube’daki eski kayıtlardan izleyebilsek de en azından Breitner, Rummenigge, Kaltz gibi efsaneleri canlı olarak izleyebilme şansı olan 80 dönemi jenerasyonuyuz. Bu nedenle Münih’e iş toplantısına gittiğimde bize verilen boş zamanda ilk işim bir metro haritası edinip Allianz Arena’ya yönelmek oldu. Doğru da yapmışım. Zira çocukluğumun efsanelerini, duvarlarımı posterleriyle süsleyen eski dostlarımı yıllar sonra müzesinde görme şansım oldu. Yıl 23 Nisan 1983 yer İzmir Atatürk Stadı. Türkiye – Almanya oynuyor. Grubumuzda Arnavutluk ile sonunculuk için çekişiyoruz. Almanya karşısında bizim için tamamı ile prestij mücadelesi anlamında bir maça çıkıyoruz. Amacımız en azından şerefli bir beraberlik. Ama maç 3-0 Almanların üstünlüğü ile bitiyor. İki gol benim starım Rummenigge’den.. Bundan sadece bir kaç ay sonra aynı sahaya yani Atatürk Stadına bu kez ben 14-16 yaş mili takım forması ile çıkıyorum. Ama maçın havasında değilim. Tamamı ile Rummenigge’nin düşürüldüğü penaltı pozisyonundaki yeri, benim için tarihi bir öneme sahip maçın her detayını adeta “olay yeri incelemesini” bölge bölge yapmıştım. Üzerinden 35 yıl geçmiş. Dile kolay.. Bu gün işte o Rummenigge’nin başkanlığını yaptığı kulübün futbol mabedinin önündeyim

Ne yalan söyleyeyim Almanya’ya tıpkı Fransa’ya gittiğim gibi önyargılı gitmiştim. Ama vardığımda tıpkı Hollanda’da veya Belçika’da yaşadığım “işte burada yaşanır” moduna geri döndüm. Gerçekten doğası, düzeni ve atmosferi ile beni çok etkiledi. Kaldığım otelden kısa bir yürüyüş ile ulaştığım Metro ile stada ulaşma şansım oldu. İndiğim duraktan bir miktar yürüdükten sonra yukarıdaki Allianz Arena görünürüsü ile karşılaştım…

Münih Allianz Arena bulunduğu yerin pozisyonu olarak ne bir Beşiktaş Vodafone Arena ne de Göztepe Gürsel Aksel Kompleksi değil. Ama diğer yandan şehrin göbeğine, ulaşılması, gelmesi, gitmesi problem olabilecek bir stadı inşa etmek ne kadar mantıklı o da tartışılır. Zira ortak amacın o hafta rakiplerini yenmek olduğu bir oyunda stadın boğaz manzaralı olmasının esprisi nedir? İzmir’deki stad özelinden gidersek maç günü trafikte direksiyon başındakilere veya bizzat stad çevresinde oturanlara yaşattığı eziyetleri ayrı değerlendirmek gerekir diye düşünüyorum. Eğer bu noktaya yoğunlaşırsak Münih Allianz Arena mükemmel ulaşılabilirlik alternatifleri ile örnek bir proje olmuş. Stada geliş, dönüş, araç parkı her şey mükemmel düşünülmüş. Stadın çevresi yer altı otoparkları ile çevrili. Stad 2005 yılında açılmış ve 340 Milyon €’ya mal olmuş. 75.024 kişilik kapasitesinin 15.794 kişilik kısmı ayakta izleyebiliyor. Stadın 360 derecelik her noktasında toplamda 227 engelli bölümü var. Ve engelliler için 130 otopark bölümü ayrılmış. Toplam otopark kapasitesi ise 9.800. Detaylı bilgiye stadın bizzat kendi web adresinden ulaşabilirsiniz.

Tabii ki stad mükemmel. Her detay düşünülmüş. Kafede bir süre dinlenip biraz atıştırdıktan sonra müzeye geçtim. Müzede beni efsanelerim karşıladı. Breitner, Kaltz, Rummenigge, Gerd Müller, Mayer ve diğerleri. Müzeyi inanın 1-2 saatte gezmek çok zor. Eğer bu futbolcuları izlemişseniz ve bir futbol aşığıysanız her bir formanın hikayesini, her bir kupanın detayını okumak istersiniz. Müzede gezerken bir çok ilginiç obje vardı. Ünlülerin formaları, ayakkabıları, eldivenleri, maç esnasında patlayan toplar, yırtılan ayakkabılar.

Onlarca kupa, forma, anı arasında saatlerce dolaştım. ve sonunda yorgun düştüm. Çıkıp biraz dinlenip sonrasında kısa bir stad turuna katıldım. Gerek stadın teknolojisi gerekse geri hizmetlerde görünmeyen detaylarda hep klasik bir alman profesyonelliği hissediliyor. Geceleri dahi çimlerin sağlıklı olarak büyüyebilmesi için gün ışığını simüle eden özel led sistemli aydınlatlamalar kurmuşlar. Soyunma odaları, maçtan hemen sonra takımın beraberce yemek yediği takım restoran salonu, rehabilitsayon ve rejenerasyon salonları ile komplex örnek bir tesis.

Kısa süreliğine bir gidip dönerim diye çıktığım bu gezi 2-3 saat süren bir maceraya dönüştü. Ama otele geri dönerken içimde mutlaka gezmem gereken futbol mabedlerinden birini daha görmemin bana verdiği tatlı yorgunluk vardı. İçimden elbet bir gün burada bir kupa finali seyrederim diye geçirdim, kısmet kim bilir? 🙂

Daha fazla fotoğraf için Münih Allianz Arena ziyaretim sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

Gezi yazılarım devam edecek.

Bu gönderiyi paylaş

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir