Buhar kazanı patlaması sonucu ölüm kader midir?

Buhar kazanı patlaması sonucu ölüm kader midir?

Eğitim ve koruyucu önlemler şart…

Bugün haberlerde karşımıza çıkan Tekirdağ Ergene’deki sanayi bölgesinde yaşanan patlama her yıl benzer iş kazalarıyla kaybettiğimiz işçiler bu yazıyı kaleme almamı gerektirdi. Henüz fabrikada patlamanın neden yaşandığı hakkında araştırmalar sürüyor. Patlamanın anestezi gazı üretimiyle mi yoksa buhar kazanından kaynaklanan bir kaza mı olduğu basına yansımadı.  

Bu vesile ile buhar kazanlarında sıklıkla yaşanan kazaların ana nedenleri hakkında kısa bir yazı yazmak istedim. Umarım işletme hatası nedeniyle yine bir buhar kazan patlaması değildir. Zira yıllardır biz anlatmaktan bıktık ama işletmeciler bu felaketleri yaşamaktan bıkmadı.

Aslında sıklıkla kazan suyu şartlandırma eğitimlerinde ve medyaya verdiğimiz öneri paylaşımlarında bu konuya çokça dikkat çekmekteydik. Ama her konuda olduğu gibi yaklaşan felaket yaşanana kadar konu göz ardı edildi ve ne zaman yaşanırsa basına yıkıcı ve üzücü sonuçları yansıdı.

Aslında bu tip kazaların önlemlerinin alınması oldukça basit koruyucu yaklaşımlarla ve doğru işletme operasyonları ile mümkündür. Ama gerek vasıfsız eleman istihdamı gerekse işyeri sahiplerinin yatırımlarını hammaddeye veya iş geliştirmeye yönelik konulara yapması, koruyucu bakım-iş güvenliği gibi konuları göz ardı etmeleri bu felaketlere yol açıyor.

Hayatını kaybeden işçilerin yakınları ve sevenlerine sabır ve başsağlığı diliyorum. Aşağıda ülkemizde ve az gelişmiş ülkelerde sıklıkla yaşanan buhar kazanı facialarının nedenleri ve alınması gereken önlemler ile ilgili yazımı bulabilirsiniz. Umarım bu yazıyı felaketler yaşandıkça tekrar tekrar paylaşmak zorunda kalmam.       

Bir buhar kazanı (steam boiler) genellikle şu nedenlerle patlar:

Aşırı basınç; eğer emniyet ventili (safety valve) arızalı ise veya ayarsızsa, buharın boşaltılamaması sonucu kazan içinde aşırı basınç oluşur. Bu durum kazan gövdesinin dayanabileceği sınırların aşılmasına ve patlamaya neden olabilir.

Buharın boşalmaması sıkça karşılaşılan bir durum değil. Ama bu tip patlamaya neden olan bir diğer fenomen var; Termal Gerilim… O da seviye sensörlerinin kazanda su olduğunu sanarak sisteme su eklemesi yapmamasıdır. Zaman içinde suyun tamamının buhar olarak kazanı terk etmesi sonucunda içeride su biter. Brülör sistemi kazanda sanki su varmışçasına ısıyı sağlamaya devam eder. Kazan bu süreçte binlerce derece sıcaklığa kadar çıkmıştır. Ve bir anda sensör veya seviye cihazı doğru çalışmaya başlar ve kazana taze su vermesi için vanaları açar. İşte bu noktada inanılmaz bir termal gerilim yaşanır. Kızgın bir metal gövdeye tabiri caizse buz gibi su çarpmasıyla patlama yaşanır.  Çay demlemek amacıyla ocakta unuttuğunuz çaydanlıkta suyun bitmesi ve çaydanlığın neredeyse kıpkırmızı olduğu anı hatırlayın. Eğer bu çaydanlığa musluk suyunu koymaya çalışırsanız (ki çalışmayın) ciddi bir enerjinin ortaya çıktığına şahit olmuşsunuzdur. Bu durumu içinde onlarca ton su tutan bir kazanda olduğunu göz önüne getirin. Patlamanın yaratacağı güce inanamazsınız. Bu şekilde patlayarak kazan dairesinden yüzlerce metre öteye uçan buhar kazanları var.  

Bu durumda neden seviye cihazı veya cihazları yanılır? Suda bulunan inert maddelerden, askıda katı maddelerden, çamurdan hatta kısmen taşlaşmadan (halk arasında kireçlenme) dolayı tıkanıklıklar oluşur. Bu tıkanmalar sistemi yanıltır. Sonra bir anda tıkanıklığı yaratan neden birden ortadan kalkınca sorun yaşanır. Biz kazan operatörlerine belirli sıklıklarla bu seviye tespit cihazlarının alt kısımlarında bulunan blöf vanalarının açılıp kapanmasını öneririz. Ana nedeni orayı sürekli temiz tutmaktır.

Yeri gelmişken “daimî blöf” prosesine de dikkat çekmek isterim. Bahsedilen seviye tespit cihazları ile aynı noktada daimî blöf vanası bulunur. Amaç-suda buharlaşma su yüzeyinde olduğundan- kazandaki iletkenlik kontrolünün en etkili şekilde bu noktadan yapılacak blöflerle kontrol edilebileceğidir. Bu nedenle özellikle seviye tespit cihazlarının sıklıkla blöflerinin yapılması, daimi blöf veya bir başka deyişle yüzey blöf vanasının sürekli bir şekilde az açık ayarda bırakılmasını öneririz. Sadece bu iki aksiyonla buhar kazanlarında yaşayabileceğiniz kazaları yarıdan fazla minimize edebilirsiniz.   

Patlamaya yol açan bir diğer neden; Kazanda Taşlaşma ve Kirlenme (Scaling & Fouling) olarak sayılabilir. Su içindeki mineraller kazan içinde birikir (özellikle kalsiyum ve magnezyum). Bu ısı transferini engeller, metal sıcaklığı artar, metal zayıflar → çatlama ve patlama riski artar.

Malzeme Yorgunluğu veya Korozyonu bir diğer neden olarak sayabiliriz. Kazan yapısındaki metaller zamanla yorulur, paslanır veya çatlar. Her ekipmanın bir faydalı ömrü vardır. Özellikle yüksek basınçlı sistemlerde bu durum ani gövde yırtılmasına yol açabilir.

Çok sık olmasa da eğitimsiz çalışanların yaratabileceği Operatör Hataları da bir patlama nedeni olarak sayılabilir. Yanlış işletme prosedürleri (örneğin: soğuk suyu sıcak kazana hızla vermek).  Eğitim eksikliği veya dikkatsizlik sonucu tehlikeli durumlar yaratılabilir.

Son olarak Bakım Eksikliği kazanlarda yaşanan bu tip kazaların bir nedeni olarak gösterilebilir. Periyodik bakım yapılmazsa emniyet ventili, basınç göstergesi, su seviyesi kontrol sistemi bozulabilir. Bu durum erken uyarı sistemlerinin çalışmamasına neden olur.

Özetle; buhar kazanı patlamalarının %90’dan fazlası insan hatası, ihmal veya bakım eksikliği kaynaklıdır. Teknik arızalar genellikle erken tespit edilebilir ama ihmaller sonucu tehlikeye dönüşür.

Dileğimiz bu tip felaketlerin önlenebilir aksiyonlarla önüne b-geçilmesi ve özellikle kazan dairesinde çalışacak personelin olayın vahametini anlayabileceği teknik ve iş güvenliği eğitimlerine katılmalarıdır. Ne yazık ki tecrübe etmelerini beklemek onlar için geç olabilir.

Bu yazımı da güncel bir konudan çok sıkça yaşanan buhar kazanı patlamalarına, teknik bir gözle bakarak yazmak istedim. Kazan patlamaları, yüksekten düşme, kapalı mekânda gaz zehirlenmesi artık duymak istemediğimiz ve eğitimle kolayca aşılabilir kazalardır. Şu “Bana bir şey olmaz” yaklaşımını ve aceleciliği ve ihmalkarlığı artık bir kenara bırakalım diyorum.

Günceli kendi penceremizden yorumlamamız kadar bilgimizi de ihtiyaç duyulan mecralardan paylaşmak bir mühendislik görevimiz olduğunu düşünüyorum.

Herkese kazasız, belasız bir yaz dilerim.

Bu gönderiyi paylaş

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir